Özçınar, Kıbrıs Postası’na konuştu

Belediyeler Birliği Başkanı Mahmut Özçınar, merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasındaki çatışmaların her geçen gün büyüdüğünün altını çizerek, belediyelerin görev ve sorumluluklarındaki sınırlamalardan bahsetti ve bölgesel kalkınmanın benimsenip, yerel yönetimlerin güçlenmesi gerektiğini belirtti.

Kıbrıs Postası TV’de yayınlanan Rahmican Çalışkan’ın hazırlayıp-sunduğu Soru İşareti programına konuşan Mahmut Özçınar, belediyeler reformu hakkında konuştu. Birliğin bir vizyonu ve misyonu olduğunu hatırlatarak, “Bunlar doğrultusunda belediyelerimizin insana daha kaliteli, sürdürülebilir ve bunu yaparken de prensipler içerisinde mutlak suretle ‘kullanan öder, kirleten öder, ama kirletmeyenin de desteklenmesi’ anlayışı ile belediyeciliği yaygınlaştırmaya çalışıyoruz” dedi.

“YASA KOYUCU NOKTASINDA MERKEZİ HÜKÜMET OLDUĞU İÇİN İYİ BİR NOKTAYA TAŞIYAMIYORUZ”

Anayasa’nın verdiği göreve göre; ülkenin merkezi yapı ve yerel yönetim ile yönetildiğini, yerel yönetimlerin kendi meclisleri ile bunu sürdürülebilir kılmaya çalıştığını işaret eden Özçınar, “Ne yazık ki; merkezi hükümet ile yerel yönetimlerin çatışması her geçen gün büyüyor. Bu sadece bizde değil dünyada da böyle. Merkezi yapılar, yerelin yasa ve özerklik, sürdürülebilirlik, yerinden daha hızlı ve daha kaliteli hizmet anlamında yasa koyucu noktasında merkezi hükümet olduğu için bunu iyi bir noktaya taşıyamıyoruz” ifadelerini kullandı.

“BÖLGESEL KALKINMA BENİMSENMELİ VE YEREL YÖNETİMLER GÜÇLÜ KILINMALI”

Merkezi yapı ile yerel yönetimin ilişkilerinin daha iyi olması gerektiğine dikkat çeken Mahmut Özçınar, bölgesel kalkınmanın benimsenmesi gerektiğini ve yerel yönetimlerin güçlü kılınmasının elzem olduğunu söyledi.

“BELEDİYELER YASASI ÇOK UZUN BİR SÜREDE DEĞİŞİME UĞRADI, BELEDİYELERİ YAVAŞLATIP, GELİŞİMİNİ FRENLEDİ”

Merkezi yönetimin, denetim görevini yaparak, belediyelerin önünü açacak yasal düzenlemelerde çabukluk sağlayıp, belediyelerin yapısal dönüşümünü sağlaması gerektiğini aktaran Özçınar, Belediyeler Yasası’nın çok uzun bir sürede değişime uğradığını, bunun da belediyeleri yavaşlatıp, gelişimini frenlediğini dile getirdi.

“ÖLÇEKLERİ BÜYÜTMEMİZ, GELİR YAPILARINI DÜZENLEMEMİZ, YERELDEKİ HİZMETLERİ BELEDİYELERE AKTARMAMIZ GEREK”

Kurumsal yapıya ulaşılamadığını kaydeden ve kurumsal yapıya ulaşabilmek için bir nüfusa ve gelire ihtiyaç olduğundan söz eden Mahmut Özçınar,“Eğer gelir ve nüfus yoksa kurumsal oluşumu sağlamak bu ölçekte mümkün değil. O yüzden ölçeklerimizi büyütmemiz, gelir yapılarımızı düzenlememiz, yereldeki hizmetleri belediyelere aktarmamız gerekir” şeklinde konuştu.

“SADECE YEREL İLE MERKEZİ YÖNETİMİN DEĞİL, YEREL YÖNETİMLERİN KENDİ İÇERİSİNDE DE İŞBİRLİĞİ OLMALI”

Vatandaşın sorunlarını çözebilecek yapı için, ölçeği büyük, geliri yüksek yapı olması gerektiğine, dolayısıyla ya hizmetlerin ya da belediyeler birleştirilmesi gerektiğine vurgu yapan Özçınar,“Sadece yerel yönetim ile merkezi yönetimin değil, yerel yönetimlerin kendi içerisinde de işbirliği olmalı” dedi.

“HER BELEDİYE KAPASİTESİNE GÖRE OLUŞMALI”

Dünyada kırsal, belde, şehirler, iller veya metropol şehirlerin farklı yönetildiğini hatırlatan Mahmut Özçınar, “Bizde tüm belediyelerin aynı yetki ve sorumlulukla hareket ettiği yapı var. Her belediye kapasitesine göre oluşmalı” ifadelerine yer verdi.

“TOPLU TAŞIMADA OTORİTE GEREKLİ”

Ülkede toplu taşımacılığın belediyelerin görevi olmasına rağmen belediyelerin yapamadığını, çünkü o hakkın herkese dağıtılarak önlendiğini anlatan Özçınar, “Örneğin; özel üniversitelerin toplu taşımacılığı devam ettiği müddetçe belediyelerin toplu taşımacılık imkânı olamaz. Burada otorite gereklidir” diye konuştu.

“3 TANE BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ YAPARSAK, 3 TANE BÜYÜK LİDER YAPARIZ, 28 BELEDİYEDE BU OLMAZ”

Şehir belediyeciliği anlayışı ile devletin yapmakta zorlandığı işleri şehir belediyelerine devredilmesi gerektiğini belirten Başkan Özçınar, “Küçük ülke olduğumuz ve siyasetin çok fazla gündem oluşturduğu için bu gündemi değiştirmemiz gerekir. Korkmamalıyız. 3 tane büyükşehir belediyesi yaparsak, aslında 3 tane büyük lider yaparız, kişiler, ileride bizim politikalarımızı yönlendirecek kişilerin doğmasına vesile olacaktır. Ancak 28 belediyeden lider oluşturma şansımız yok şu anda” dedi.

“YEREL YÖNETİMLER KONUSUNDA HÜKÜMET ARZULU, AMA YETMEZ, İRADE DE GEREK”

Yerel yönetimler konusunda hükümetin arzulu olmasının güzel olduğunu, ama sadece arzu ile hedefe ulaşılamayacağını, iradenin de hayati olduğunu dile getiren Özçınar, “Belediyeler Birliği’nin karar sürecine dahil olması doğru, ama bizim karar üretecek noktada fikrimiz dikkate alınmayacağına göre bu fikrin üzerine gitmemiz mümkün değil. Belediyelerin yapmak istediği bir şeyi merkezi karar organı benimsemezse bunu yapma şansımız yok. Dolayısıyla iradenin fikrini bizim karşımıza net olarak sunması gerekir. Bizim önümüze gelecek tercihin ne olduğu anlatılmalı” ifadelerini kullandı.

“YAPMAMIZ GEREKEN; BELEDİYELERİN BİRLEŞTİRİLEREK 14 BELEDİYEYE İNDİRGEMEK”

İçişleri Bakanlığı’nınBelediyeler Birliği’nden belediyeler reformu ile ilgili bir komite oluşturulmasını talep ettiğini, 15 kişilik komiteyi oluşturduklarını vePerşembe günü ilk toplantının yapılacağını kaydeden Mahmut Özçınar, “Bugüne kadar yapmamız gereken; belediyelerin birleştirilerek 14 belediyeye indirgemektir” şeklinde konuştu.

“BAZI BELEDİYELERİN, ORANI KÜÇÜK OLMASINA RAĞMEN BİREY BAŞI GELİRİ EN ÜSTTEKİ BELEDİYEDEN DAHA YÜKSEK”

İdeal ve kurumsal bir belediyeciliğe ulaşmak için bütçe konusunun ve nüfusun belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Özçınar, “Bazı belediyelerin, oranı küçük olmasına rağmen en üstteki belediyeden birey başı geliri daha yüksek” dedi.

“BELEDİYE BAŞKANININ GÖREV SÜRESİ EN AZ 5 YIL OLMALI”

Belediyeleri birleştirirken, sınırlarda da düzenlemeye ihtiyaç olduğunu,en önemli konunun; belediye başkanlarının görev sürelerini daha yukarıya çekilmesi olduğunu işaret eden Başkan Özçınar,“Belediye başkanının görev süresi en az 5 yıl olması gerekir. Yerel yönetimlerin, reforma, değişime, görev tanımı konusunda kararlar alınması gerekir. Sürdürülebilir hamlelerin yapılması gerekir” ifadelerini kullandı.

“HÜKÜMETİN ‘YERELDEN KALKINMAYI İSTİYORUZ’ MESAJINI VERMESİ GEREKİR. ŞU ANDA ÖYLE BİR MESAJ YOK”

Belediyelerin, Türkiye ve Avrupa Birliği’nden aldığı kaynakların, küçümsenecek kaynaklar olmadığını, nüfusumuza göre, bölgemize göre büyük kaynaklar olduğunu aktaran Özçınar, “Yerelden kalkınmayı, önce hükümet politikaları olarak ortaya koymamız gerekir. Hükümetin ‘yerelden kalkınmayı istiyoruz’ mesajını vermesi gerekir. Şu anda öyle bir mesaj yok” diye konuştu.

“BU ÜLKENİN KOŞULLARINDAN YARARLANANLAR BUNUN BEDELİNİ ÖDEMELİ”

İyi yetişmiş kadroların yerel yönetimde de oluşturulmasının hayati olduğunu, kaynakların iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Mahmut Özçınar, “Ülkeye giren, yaşayan, nefes alan herkes bu ülkenin koşullarından yararlanabiliyorsa bunun bir bedeli var, bu ödenmeli” dedi.

REKLAM PANOLARI, ÇÖP KONUSU VE GERİ DÖNÜŞÜM…

Reklam tabelalarına ilişkin düzenleme gerektiğini, Avrupa ülkelerinde reklam tabelalarının belirli aralıklarla olduğunu, bizde ise yollara çok yakın olduğunu dile getiren Özçınar,“Çöpün tek elden yönetilmesi gerekir, geri dönüşümünün yapılması gerekir. Bunları iyi yönetim anlayışı, iyi kurallar ve en önemlisi denetleyerek sağlayabiliriz” ifadelerine yer verdi.

“YENİ YASALARA GÖRE, MERKEZİ YAPILAR YERELDEKİ OTORİTENİN ÇOĞUNU ALMAK İSTİYOR”

2010’dan itibaren Belediyeler Yasası ile ilgili çok çalışmalar yapıldığını,imar sorunu  ile ilgili değişikliklere ihtiyaç olduğunu ve bu konunun daha otoriter bir yapıya ulaştırılması gerektiğini savunan Başkan Özçınar, “Harçlar ile ilgili açılım yapmamız gerekir. Belediyelerin denetim noktasındaki görev ve sorumlulukların artırılması gerekir. Ama yeni yasalar bize, merkezi yapıların yereldeki otoritenin çoğunu almak istediğini söylüyor, dolayısıyla yereli güçsüzleştiriyor. Bu rahat bir şekilde görülüyor” şeklinde konuştu.

“BUNLAR OLDUĞU TAKDİRDE BELEDİYECİLİĞİ AYRI DÜŞÜNMEYE GEREK KALMIYOR”

İhale Yasası’nın yerel yönetim ile özerkliğini sağlaması gerektiğini, ancak bu konunu merkezi yapının içine koyulduğunu vehantallaştırıldığını ifade eden Özçınar, “Belediyedeler erken karar verip, erken çözüm üretmesi gereken yapılardır. Bütçeler eskiden belediyeler ve meclislerin kontrolünde idi, şimdi ise Maliye Bakanlığı’nın kontrolüne girdi. Bunlar olduğu takdirde belediyeciliği ayrı düşünmeye gerek kalmıyor. Ancak Anayasa’ya göre belediyelerin ayrı, merkezi yönetimin ayrı yönetimi vardır. Bunun amacı, ani kararlar vererek, ani sorunların hızlı çözülmesi içindir” dedi.

“CEVAP ALMA VE SONUÇLANDIRMA NOKTASINDA BELEDİYELERİN SIKINTILARI VAR”

Belediyelerin en temel problemlerinin öncelikle yasal mevzuatta yaşadığı sıkıntılar olduğunu, mevcut merkezi hükümet içerisinde, bürokraside bir yavaşlama gördükleri aşama olduğunu ve dolayısıyla cevap alma, sonuçlandırma noktasında sıkıntıların olduğunu işaret eden Mahmut Özçınar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yerel yönetimlerin gerek personel yapılarının yeni düzenlemeye ihtiyacı var. Ülkemizde bölgesel bir gelir dengesizliği var. Küçük bir ülkede olmamıza rağmen gelir dengesizliği olması doğru değil.

“ÜLKEDE FAZLA BİNA VAR, GERÇEKTEN İHTİYACI OLAN EV ALMALI VEYA YAPMALI”

Ülkede nüfus bakımına göre fazladan bina var. Dolayısıyla ilk evde emlak vergisi olmamalı, ikinci emlakta iki katı, üçüncü emlakta üç katı emlak vergisi olmalı. Böylece gerçekten ihtiyacı olan ev almalı veya yapmalı.

İzlemek için tıklayınız>>>

2019-09-18T06:55:00+00:00 18 Eylül 2019|